Sorunlu Çocuklar

Sorunlu Çocuklarınız Olmasını İstiyor Musunuz?

tartisma01

  1. Çocuğunuzu bazen tanık, bazen yargıç bazen de aracı olarak kullandığınızda, hiç şüpheniz olmasın sorunlu bir çocuğunuz olur.
  2. Çocuğunuz yarınların büyüğü olacağına göre, onları hep geleceğe yönelik yetiştirmeye gayret edin, mutsuz çocuklarınız olsun.
  3. “Sen benim söylediklerimi yap, gittiğim yoldan gitme” yaklaşımı mükemmel bir problemli çocuk yetiştirme yöntemidir.
  4. Çocuğunuzda mülkiyet fikrinin gelişmesine ve özel hayatın gizliliğine saygının oluşmasına engel olun, problemli bir çocuğunuz olsun..
  5. Problemli çocuğunuz olmasını istiyorsanız okul ile işbirliğine sakın yaklaşmayın..
  6. Mutlaka çocuğunuzu dinlemek zorunda kalırsanız; dinliyormuş gibi yapın. Nasıl olsa bunun farkına varamayacaktır. Ara sıra da “kafanızı sallar” anlıyormuş gibi yaparsanız bu işi tatlıya bağlarsınız. Böyle yapın ki; çocuğunuz yetişkin olduğunda karşısındaki insanı anlamaya, dinlemeye ve sorunları karşısındakinin gözü ile görebilmeye çaba harcamasın.
  7. Ona faal olma fırsatı tanımayın. Bütün işlerini onun yerine siz yapın. Etkinliklerini mümkün olduğu kadar azaltın. Kendisi yemeğini yerse üzerine döker, siz tedirin. Ayrı bir yatakta yatarsa üzerini açar ve hasta olur yatağınıza alın. Kendisi giyinirse elbisesini ters giyer, siz giydirin. Kendisi ödev yaparsa yalnış yapar, siz onun yerine yapın… Böyle davranın ki; büyüdüğünde her “koltuk değneği” arasın, size ihtiyacı devam etsin. Sizden bağımsız bir kişilik geliştirmesin. Böylelikle yaşlanında da aranan bir ana baba olursunuz.
  8. Kontrolsüz bir biçimde TV programları izlemesine göz yumun. Seviyesine hiç uygun olmayan cinsel içerikli ve saldırganlık dolu programları doyasıya seyretsin. Çatışmaları artsın, çelişkileri çoğalsın. Dünyayı “saldırganlık, şiddet ve cinsellik”ten ibaret zanneden bir insan olsun.
  9. Korkuya dayalı bir eğitim uygulayın. Bol bol korku motiflerini işleyin. Cinlerden, öcülerden, doktorlardan, polislerden yararlanın. Şiddet gösterilerinizi de eksik etmeyin. Sonra dizini dövmektense zamanında çocuğunu dövmek daha iyidir. Gelecek ile ilgili yalnış telkinleri ve endişeye düşürecek sözleri de eksik etmeyin. Büyüdüğünde onun da döven, korkan ve korkutan, endişeli birisi olmasını nasıl sağlayabilirsiniz ki başka?
  10. Ufak tefek hatalarını sakın kaçırmayın. Ondan kesinlikle mükemmel olmasını beklemeyin.Sizin çocuğunuz mükemmel olmalı. çünkü siz mükemmel bir ana babasınız. bunun için de sık sık onu “iyi komşu çocukları ile” kıyasayın. Eleştirileriniz acımasız olmalı. Tenkitte son derece cömert, takdirde ise mümkün olduğunca pinti olun. Başka türlü davranırsanız “size yaraşır bir evlat olmadığı” düşüncesini kafasına çakamazsınız. Kayıtsız şartsız minnet duymasını ve bu duygunun etkisi altında bir ömür boyu ezilmesini sağlayamazsınız.

Öğrenim Tipleri

Çocuklar ve yetişkinler.. Hepimizin öğrenim tipleri farklı.. Geçen hafta öğretmenimiz ile yaptığımız toplantı sonrasında bize vermiş olduğu testler bunu anlatmak ve gerek bizleri gerek çocuklarımızın öğrenim tiplerini tespit etmeye yönelikti. Bize verilen not şöyle başlıyordu; “Geleceğin caili, okumayan kişi olmayacaktır. Nasıl öğreneceğini bilmeyen kişi olacaktır.”

Peki kendinizin ve çocuklarınızın “Öğrenme Stilini” biliyor musunuz?

5155f5563c55c

Çocuklarımız okula başladığı zaman, yaşamının çok büyük bir bölümünü aile ile değil, öğretmenleriyle geçirecektir. Bu öğrencilerin yaşamları mahvolacağı gibi, mutlu bir yaşam sürmelerine de yardımcı olabiliriz. Çocuğunuzun kan grubunu biliyor musunuz? Bilmiyorsanız bile, öğrenmeniz gerektiğini biliyor ve hemen öğreniyoruz.

Kan grubu kadar önemli olan, “Öğrenme Stilini” bilmeniz, çocuğunuzun yaşamlarını oldukça kolaylaştıracaktır. Çünkü, öğrenme stilini bilmek, çocuğunuzun size anlamsız gelen pek çok davranışına anlam katacaktır.

Öğrenme stilimiz, kan grubu gibi doğuştan varolan ve hepimizin yaşamına çok derin etkileri olan özelliğimizdir. Öğrenme stilimiz, yaşam boyu değişmez ama, yaşamınızı değiştirir.

Öğrenme stilleri her bir öğrencinin, yeni ve zor bilgiyi öğrenmeye hazırlanırken, öğrenirken ve hatırlarken farklı ve kendilerine özgü yollar kullanmasıdır. Öğrenme stillerimmiz, doğuştan var olan karakteristik bir özelliğimizdir.

Öğrenme stillerini;

  • Görsel
  • İşitsel
  • Kinestetik / Dokunsal diyebileceğimiz üç ana özellikte toplayabiliriz.

İşitsel olmayan öğrencilerin, 40 dakikalık derste anlatılanların dörtte üçünü hatırlamadıklarını, kinestetik öğrenciler öğrenirken, ellerini ve vücutlarını kullanmaları gerektiğini biliyor musunuz?

Görseller;

images (2)

  1. Özel yaşamlarında genellikle düzenli ve titiz olurlar.
  2. Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olurlar.
  3. Dağınık bir masada çalışamazlar. Önce masayı kendilerine göre düzenler, sonra çalışmaya başlarlar.
  4. Kalem, silgi, kalemtraş gibi araçlar için, sıra veya masada kendilerine yer belirlerle ve bu araç gereçlerini hep bu yerlerde tutarlar.
  5. Çantaları, dolapları her zaman düzenlidir.
  6. Yazmayı sevmeseler bile, defterlerini düzenli ve itinalı kullanırlar.
  7. Defterlerinin köşeleri kıvrılmaz. Kıvrılsa da, ataç takarak ve kıvrılmanın önüne geçmek için gayret gösterirler. Bu özelliklerinden dolayı evde büyükleri, okulda da öğretmenleri taradından takdir edilirler. Hatta, pek fark edilmese de, diğer öğrencilere göre daha çok el üstünde tutulur, örnek gösterilir.
  8. Dün anlatım dediğimiz, (okullarda öğretmenin yada bir öğrencinin dersi anlatması) yönteminden yeterince yararlanamazlar.
  9. Tam olarak anlamaları için, dersin mutlaka görsel malzemeler ile desteklenmesi gerekir.
  10. Harita, poster, şema, grafik gibi görsel araçlarla kolay öğrenirler. bu araçlarla öğrendiklerini kolay hatırlarlar.
  11. Öğrendikleri konuları gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışırlar. Gözlerini tavana dikerler (Bizler bu davranışa kızarız)

İşitseller;

ea3b8d4f821cc51597432c5dc6452377-normal

  1. Küçük yaşlarda kendi kendilerine konuşurlar. Ses ve müziğe duyarlıdırlar.
  2. Sohbet etmeyi, birileri ile çalışmayı severler. Genellikle ahenkli ve güzel konuşurlar.
  3. Yabancı dil öğreniminde (konuşma ve dinleme becerilerinde) başarılıdırlar.
  4. İlköğretim 1. ve 2. sınıflarda kendi kendilerine konuşmaları nedeniye öğretmeni dinleyemezler. Bu özellikleri nedeniyle, işittiklerini daha iyi anlama özelliklerine rağmen bu şansını kaybederler.
  5. Gözle okuma esnasında, hiçbir şey anlamayabilirler. Bu nedenle en azından kendi kulağının duyabileceği bir sesle okumalarına izin verilmelidir.

cocuk-ilkokul_10

  1. İşittiklerini daha iyi anlarlar.
  2. Daha çok konuşarak, tartışarak öğrenirler.
  3. Bilgi alırken dinlemeyi, okumaya tercih ederler.
  4. Olay ve kavramları birinin anlatması ile daha iyi anlarlar.
  5. Grup ve ikili çalışmalarda, konuşma ve dinleme olanakları olduğu için, iyi öğrenirler.
  6. Hatırlamak istediklerini, birisi kendilerine anlatıyor yada söylüyormuş gibi işiterek hatırlarlar.

Kinestetik/Dokunsallar;

  1. Oldukça hareketli olurlar. Sınıfta yerlerinde duramazlar. Sürekli hareket halindedirler.
  2. Tahtayı silmek, pencereyi açmak, kapıyı kapatmak, tebeşir getirmek hep onların görevi olsun isterler.
  3. Uzun müddet oturmaya zorlanırlarsa, derste ne olup bittiğini de anlamaz hale gelebilirler.
  4. Bu hareketlilik, uygun işlere yönlendirilmezse, genelde sınıfta problem çıkarırlar. Bizim eğitim-öğretim sistemimizden kötü yönde etkilenirler. Genellikle sınıfta hatta okulda istenmeyen öğrenci haline gelirler.
  5. Tahta, tebeşir, anlatım, ders işleme sisteminden en az yararlananlar onlardır. bu nedenlerden dolayı da yaramaz ve tembel olarak tanımlanabilirler. Ya da zeki olmadıkları ileri sürülebilir.
  6. Dersin anlatılması veya görsel malzemeler ile zenginleştirilmesi, kinestetik dokunsal öğrencilerin öğrenmesine beklenen ölçüde katkı sağlamaz.
  7. Sınıflardaki ideal ders araçları olarak kabul edilen; şema, harita, fotoğraf vb gibi görsel araçlar, kinestetik/dokunsal öğrenci için daha az değer taşır.
  8. Materyaller ne kadar renkli ve canlı olursa olsun, onların öğrenmesini beklenen ölçüde kolaylaştırmaz. Anlatımdan da yararlanamazlar.
  9. Öğrenebilmeleri için mutlaka ellerini kullanacakları, yaparak – yaşayarak öğrenme dediğimiz, öğrenme tekniklerinin uygulanması gerekir.
  10. Sınıf yerine okul bahçesi veya laboratuvarda dokunarak, ellerini kullanarak, olayların içinde yaşayarak çok daha iyi öğrenirler.

images (3)

Öğrenme stilleri ile zeka arasında bir bağlantı yoktur. Her insanın, bu stillerden yalnız birine sahip olabileceği gibi, ikisine ya da üçüne de sahip olabilir. Çoğunluklu biri ağırlıklıdır.

Sınıfta öğretmen aktif ve öğrenciler pasif ise, kinestetik öğrenciler, arkadaşlarınnı rahatsız eder. Hatta sınıfın düzenini bozarlar.

İşitsel ağırlıklı öğrenciler ise, gözle okumalarda (sessiz okuma) sıkıntıya düşebilirler. Çünkü sesin işitilmesi öğrenmelerini kolaylaştırır. Hatta bazı durumlarda öğrenmeleri için şarttır.

Her üç stildeki öğrencilerin de, dersten yararlanabilmeleri için, sınıfta öğrencileri AKTİF öğretmenlerin ise REHBER olması gerekmektedir.

SONUÇ;

Öğrenme stillerini; öğrenciler ve öğretmenler başta olmak üzere, tüm toplumun bilmesi gerekmektedir. Öğrenme stillerinin bilinmesi, tembel veya yaramaz olduğunu sandığımız pek çok öğrencinin, sadece öğrenme stilleri bilinmediğindendir. Bu eksiklik dikkate alınmadığı için, öğrenemediği veya istenmeyen şekilde davrandığı gerçeğinin anlaşılmasını sağlayacaktır.

basari-4_zpsa6dd04e7

Öğrenme stilleri, sadece öğrenme stili değil, kişinin karakterinin de bir parçasıdır.

Çocuklarımızın daha başarılı ve murlu kişiler olabilmesi, okula severek gelmesi için, onları çok iyi bir şekilde izlememiz ve onların hangi gruplara girdiğini belirlememiz gereklidir. Özellikle kinestetik/dokunsal öğrencilerin hareketli olması evde aileleri, okulda öğretmenlerini hatta çevreyi kızdırmaktadır. Oysa bu onların özelliğidir.

Kinestetik/dokunsal öğrencilerin hiperaktif olduğu zannedilmektedir. Bu nedenle böyle bir tanıyı koymadan uzmana yönlendirilmesi gerekir. Hiperaktif olduğu zannedilen pek çok çocuk, kinestetik /dokunsal’dır. Kinestetik etkinlikler uygulanmasına rağmen öğrenemiyorsa, o zaman hiperaktif olabileceği düşünülerek rehberlik servisine, ardından da bir uzmana yönlendirilebilir.

stacks_image_2337

Unutmamalıyız ki! Çok hareketli olduğunu düşündüğümüz her çocuk hiperaktif değildir.

“Dağınıklık, dahiliğin dokuz işaretinden biriymiş”

“Herkes karşısındakinin de, kendi stilinden olduğunu düşünerek kendisine olduğu gibi davranılmasını ister”

“Nedense herkes başkasının yalnışlarını daha iyi görür veya örnek alır. Doğruları ise eleştirir geçeriz”

Gelişimde, “Daha erken daha iyi değildir” kuralı unutulmamalıdır.

“Çocucuğunuz severek öğrenmeyi kavrayınca, öğrenmeye başlar”

 

ÇOCUKLARIMIZA NEYİ DÜŞÜNECEKLERİNİ DEĞİL, NASIL DÜŞÜNECEĞİNİ ÖĞRETMELİYİZ.

 

Peki sizin öğrenme stiliniz ne?