4 Adımda Sağlık 4.0 – Harvard Business Review Türkiye

1960’larda doğup, “Uzay Yolu”, “Ay Üssü Alfa”, “Yıldız Savaşları” yada “Geleceğe Dönüş” serileriyle büyüyen nesil, 2000’li yılların başında Ay’da yahut Mars’ta kurulan kolonilerden birinde yaşayacağımızı, “Jetgiller” çizgi filminde olduğu gibi uçan arabalarımız, metalik giysilerimiz ya da kapsül yiyeceklerimizin olacağını hayal ederdi. Cem Yılmaz bile 90’lı yıllarda dönemin cep telefonu şirketlerinden birinin reklamı için Ajda Pekkan’la böyle bir hayale eğlenceli bir gönderme yapmıştı.

İkinci bin yıla girdik ve üzerinden 16 yıl geçti geçmesine ama henüz öyle bir dünyada yaşamıyoruz. Ancak ileride yaşayabileceğimiz bambaşka bir dünyaya dair belirtiler 2011 yılında Hannover Fuarı’nda Sanayi 4.0’ın dile getirilmesiyle başlandı. Kısaca x kuşağı olmasa bile en azından y kuşağı; insansız otomobiller, insansız hava araçları ya da nesnelerin interneti ile birlikte 40 milyar cihazın birbiriyle etkileşimde bulunacağı günleri görebilecek.

Sanayi 4.0 sayesinde; artık daha karmaşık ve akıllı ürünler üretiliyor. Seri üretim geri planda kalıyor ve kişiye özel üretime geçiliyor. Hammadde ve kaynak tüketimi en aza indirgenirken verimlilik artıyor ve yeşil enerji dönemine geçiliyor. Cihazlar birbirleri ile konuşabiliyor ve bir bilgiye istenilen her yerden ulaşılıyor. Liste uzayıp gidiyor.

Peki ama Sanayi 4.0’ın sağlık sektörüne nasıl bir etkisi olacak?

1. Koruyucu Sağlık Yada Kişiselleştirilmiş Tıp

İnsan ömrü her geçen gün artıyor. Tabi ki iş süreçleri ve beşeri sermayede bundan nasibini alıyor. İnsan gücüne olan ihtiyacın azalması ile bireylerin hasta olmadan işgücü verimliliğini koruması önemli hale geliyor. Bunun için de koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlanması gerekiyor. Genel tarama check-up yaptırmak yerine, kalp, kanser ya da akciğer taraması gibi hastalık bazlı kontroller yapılması daha etkili olabiliyor.

2. Bilgiye Kolay Ulaşma

Yaşlandıkça daha fazla hastalıkla mücadele etmek hastanenin yolunu daha fazla tutmamıza neden oluyor. Böyle bir durumdaysa ne doktor yeterli oluyor ne de sağlık personeli. Burada hekimin hasta ile etkin zaman geçirmesi, kısa zamanı yönetmesi önemli. Bunun için hekimin hasta ile ilgili bilgilere en kısa sürede ve güvenli bir şekilde ulaşması önem taşıyor. Sağlık Bakanlığı’nın e-nabız sistemi sayesinde hangi devlet hastanesine giderseniz gidin bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Zincir özel sağlık kuruluşlarında da aynı hizmetler var. Bir kuruluşun hangi hastanesine giderseniz gidin o gruba ait bilgileri görebiliyorsunuz.

3. Mobil Sağlık Hizmetleri

Bu özellikle uzun süreli takip edilmesi gereken, kronik hastalıklar ya da sık rastlanan hastalarda önem taşıyor. Maliyetlerin artması ile mobil sağlık hizmetleri hem hastaların hem de hekimlerin yükünü hafifletiyor. General Electrics ya da Philips’in geliştirdiği teknolojiler bunlara verilebilecek en iyi örnekler. Hastaların hastane süreçlerini iyileştirmeye yönelik olarak çözümlere birçok yatırım yapılırken, bu yatırımlar sadece hastanelerdeki teknik altyapının güçlendirilmesi yoluyla işlem kalitesini ve hızını arttırmakla kalmıyor aynı zamanda geçmişte yapılamayan daha ileri tetkiklere imkan sağlıyor. Bunun yanı sıra hastaların evde kendi tetkiklerini yapmalarına yönelik olarak da birçok gelişme söz konusu.

Anne adayları evde NST değerlerini yahut diyabet hastaları şekerlerini takip edebiliyor.

4. Sağlık Turizmi

İnsanın ve teknolojinin mobilitesi arttıkça sağlık turizmi de giderek yaygınlaşıyor. Örneğin ülkemizde 2013 yılı itibariyle elde edilen yıllık gelir 5.5 milyar dolar iken 2023 yılında bu rakamı 20 milyar dolara çıkarmak hedefleniyor. Gelişen teknolojiler bunun önünü açıyor. Bilişim altyapısındaki hızlı değişim ve giderek derinleşip, yayılan kullanım alanları Türkiye’deki bir hasta için başka bir ülkedeki doktorla bütün bilgileri ortak bir platformda paylaşarak web üzerinden anında konsültasyon yapmayı da mümkün kılabiliyor.

Peki bunu nasıl mümkün kılacağız?

Sanayi 4.0’ın en önemli yapı taşı hiç kuşku yok ki eğitim. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD), 2015 yılında 76 ülke arasında yaptığı kapsamlı küresel eğitim araştırmasında Türkiye 41. sırada. 15 Yaşındaki öğrencilerin matematik ve fen bilimleri test sonuçlarına göre yapılan araştırmada; birinci sırada Singapur, ikinci sırada Hong Kong ve 3. sırada Güney Kore yer alıyor.

The Boston Consulting Group (BCG) tarafından Sanayi 4.0 raporunda da; “Üretim üssü olma konusunda yarışan Türkiye için bu devrimin öncülerinden olmak bir tercih değil zorunluluk olmalı ve bu yolda hızlı adımlar atmalı” diye belirtiliyor.

Son dönemlerde sağlık sektöründe de değişikler olmaya devam ediyor. Yöneticiler artık sağlık kökenli kişiler arasından seçilmiyor. Teknoloji şirketlerinden pazarlamaya, bilgi sistemlerine ve birçok departmana transferler yapılmaya başlandı. Yatırımlar ve eğitimler artıyor. Fark yaratmak da bu yollardan geçiyor. Dileriz “ilk” ler yaratan bir ülke oluruz.

Kaynak: 4 Adımda Sağlık 4.0 – Harvard Business Review Türkiye

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s