Kerkaporta Kapısı

“Gürültü, kilisenin dışına da taşıyor ve yankılar bırakıyor. Batı dünyası, bu gürültüyle uykusundan uyanıyor. Korkunç haber, Roma, Venedik ve Floransa gibi kentlerde, bir anda duyuluyor ve şok etkisi bırakıyor. Uyarıcı bir gök gürültüsü gibi hızla Fransa’ya ve Almanya’ya ulaşıyor. Dehşete kapılan Avrupa, kayıtsız kalması yüzünden, açık unutulan şu lanet olası kapı, Kerkaporta’dan içeriye giren ve insanlık tarihinin akışını değiştiren yıkıcı bir gücün, yüzyıllar boyunca ellerini ve kollarını bağlayacağını ve hareketsiz bırakacağını anlıyor. Fakat insan yaşamında olduğu gibi tarihte de, kaybolmuş bir anın yakınıp dövünmekle geri getirilebileceği hiç görülmemiştir. Bir tek saatin kaybettirdiği şeyi, bin yıl eri getiremez.” diyor daha önce paylaştığım yazısında Stephan Zweig..

Bu yazıyı aslında yazmak isteyip notlarım arasında bırakmışım. Bizdeki “Bir mıh bir nal kurtarır, bir nal bir at kurtarır.” atasözü gibi açık bırakılan o meşhur Kerkaporta kapısından giriyor Osmanlı Ordusu İstanbul’a.. Kimbilir kimin sorumluluğunda idi orayı kapatmak, dışarıya ne çıkardı, ne oldu da açık bıraktı, uykusuzluktan mı unuttu? Yoksa bilerek mi bunu yaptı? Bunu bilmiyoruz ama bir kişinin görevini tam yapmaması tarihi değiştirebiliyor. Bu nedenle sorumluluklarımızı bilelim ve buna göre hayatta yaptıklarımıza dikkat edelim.

Merak edenler için işte o bir devri başlatan meşhur Kerkaporta Kapısı..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s