“Asimo” mu, “İnsan” mı?

Bugün 1 Mayıs.. İşçi Bayramı olarak 1880’li yıllardan beri kutlanıyor. Öncesinde iş bırakma eylemi olarak başlayan, daha sonra işçi sınıfının mücadele azminden geri adım atmaması ile bir hak olarak alınan ve alanlarda, meydanlarda coşku ile kutlanan evrensel bir bayram..

Bugünün anlam ve önemi üzerinde düşündüğümde aklıma özellikle işçilerin sürekli korkutulduğu, “öcü” durumunda bulunan işsiz kalma, işçinin işlerinin robotlar tarafından yapılması gibi kavramlar geldi. Somut bir örnek vermek gerekirse, Honda firmasının reklâm amacıyla çeşitli ülkelerde gezip dolaştırdığı insansı robotu Asimo aklımıza ilk gelen örnek.. Firma birkaç yıl önce, adını ünlü kurgu-bilim yazarı Isaac Asimov’dan alan bu reklâm robotunu aylık yaklaşık 25 bin avrodan kiralayacağını duyurmuş ve bu konu basında 40 bin YTL maaşlı çaycıların geldiğine dair esprili yorumlara da neden olmuştu.

ImageÇeşitli şirketlerde reklâm amacıyla kullanılacak robot Asimo, misafirleri karşılayıp onlara ikramda bulunacak şekilde programlanmıştı. Makine yağını koyduğunuz sürece yorulmayacak, bilgisayar programında arıza çıkmadığı sürece itaatte kusur etmeyecek bu robot-işçi, ilk bakışta kapitalistler açısından son derece cazip bir buluş gibi görünebiliyordu.

Ne var ki, işin ekonomik boyutu esprinin bitip ciddiyetin başladığı noktaya işaret etmektedir. Robot-işçilerin üretim maliyeti milyonlarca dolarlık bütçelere denk düşüyor ve bu durum kapitalistleri Asimolardan soğutmaya yetecek katı gerçeği oluşturuyor.

Ancak robot-işçinin yaygın kullanımının kapitalizmin mantığına ters olması, kapitalistlerin Asimoları reklâm amacıyla şurda-burda kullanmayacakları anlamına gelmiyor. Bunun da ötesinde, insansı robotlar anlamında olmasa bile gelişkin ve kompleks makineler anlamında “robotlar” kapitalist üretim sürecinde zaten yoğun biçimde kullanılmaktadır.

Asimolar gibi robot-işçilerin kapitalist üretim tarzı altında yaygın biçimde kullanılamayacağı ve bu tür insansı robot teknolojisinin kapitalist üretim sürecine egemen olamayacağı bellidir. Canlı işçilere üç kuruş ücret zammı yapmaktan kaçınan patronların, ayda 40 milyar maaşlı çaycı, meydancı vb. çalıştırabilecekleri düşüncesi boştur, gülünçtür.

Nitekim robot-işçiler konusunda yürütülen tüm tantanaya rağmen canlı işçilerle çalışan fabrikaların yerini robot-işçilerle çalışan fabrikalar almamıştır. Denilenlerin aksine, robot-işçilerle çalıştırılan fabrikaların sayısı hiç de artmamıştır. Nihayetinde robot-işçiler konusu da sinsi emelli burjuva propagandalarından biri düzeyinde kalmış ve esasen işçi sınıfının rolünü küçümsemeye, işçileri işlerini kaybedebilecekleri düşüncesiyle terbiye etmeye hizmet etmiştir.

Image

Bir yandan insani duygularımıza baktığımız zaman Asimo’nun getirdiği çay yerine, aydınlık gülümsemesi ile Hasan amcanın, Ayşe ablanın çayını mı içmek istediğimiz konusunu da düşünmemiz gerekiyor. Hangi robota eline sağlık demek isteriz ki? Robotun halini hatırını sorar mıyız? Tek görevi verilen programa uygun olarak hareket etmek olan Asimo ile sohbet edemeyiz, onun gözleri yok ki direk bakamayız..

Gözleri gülen bir çift gözü mü tercih edersiniz yoksa duygusuz iki kara deliği mi.. Sonuçta aynı noktaya geliyoruz.. İnsan mı Asimo mu?

Sizce hangisi..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s