İyi bir insan, iyi bir lider olabilir mi?

15 Nisan tarihli Hürriyet gazetesinde Ahmet Hakan’ın köşesini ilgi ile okudum. Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yazdıkları aslında çoğumuzun iş hayatında iyi insan, iyi lider paradoksunu sorguluyordu..
Sonuçta yazının içerisinden Kemal Kılıçdaroğlu’nu çıkardığımız zaman (yerine …….. koydum, boşlukları siz doldurun lütfen) hepimizin aklındaki sorulara cevap verecek oranda çok güzel tespitler barındırıyordu. Peki ne diyor yazısında;

…………. hakkında güzel sıfatları peş peşe sıralayabilirim.

– Mesela “Çok kibar ve anlayışlı bir insan” diyebilirim.
– Mesela “Vicdansız biri değil” diyebilirim.
– Mesela “İyilik dolu” diyebilirim.
– Mesela “Tevazu sahibi” diyebilirim.
– Mesela “Kindar değil” diyebilirim.
– Mesela “Tamahkar değil” diyebilirim.
– Mesela “Dürüst biri” diyebilirim.
– Mesela “Cana yakın” diyebilirim.
– Mesela “Tahamüllü” diyebilirim.
Ama iş, liderliğine gelince…
İşte orda dururum.
Neden dururum? Anlatayım:

BEN ESKİDEN…
– ‘İyi insan olmak’ ile ‘iyi lider olmak’ arasında bir bağlantı kurardım.
– İyi liderlerin, iyi insanlardan çıkacağını düşünürdüm.
– Kitlelerin iyilik karşısında derin bir etki altına gireceklerine iman ederdim.
– Hoşgörünün, tahammülün, alicenaplığın toplumları etkisi altına alan sihirli tarafları olduğuna iananırdım.
– Kibarlığın ve iyi kalpliliğin halkların gönüllerini coşturacağını sanırdım.
– Gözlerin içine bakarak konuşmanın bir tesiri olacağını zannederdim.

VE FAKAT…
…………., bunca zamanlık liderlik performansıyla işte bu yargılarımın tümünü tepetaklak etti.
Artık şöyle düşünüyorum:
“İyi insan olmak” ile “iyi bir lider olmak” arasında pek bağlantı yok.
Artık geldiğim nokta şurasıdır:

BİR LİDER OLARAK…
– Radikal bir çıkış yapabilme cesaretinden yoksunsan…
– Taktikler ve stratejiler geliştiremiyorsan…
– Osman Ulagay’ın dediği gibi, topluma umut verecek büyük bir hikayeye sahip değilsen…
– Gündemi tayin etme yetisinden yoksunsan…
– Rakibinin sana sunduğu dar alan kısa paslaşmalarla ömür tüketiyorsan…
– Resmi tarih, tek parti dönemi, darbeler, din sorunu, Kürt sorunu gibi konularda esaslı yaklaşımlar ortaya koyamıyorsan…
– Kendi tabanını dönüştürme azim ve yeteneğine sahip değilsen…
– Bir gelecek hayali kurduramıyorsan…
– İki ileri bir geri adımlar atıyorsan…
– Ezberleri bozdurmuyorsan…
– Şaşırtmıyorsan…
– Muhataplarını ve rakiplerini afallatmıyorsan…
– Eldeki mevcudu kaybetmeme ürkekliğiyle daha büyük bir mevcudiyete yelken açamıyorsan…
– Yüzleşmiyorsan…
– Gerektiğinde en dibe vurmayı göze alamıyorsan…

İstediğin kadar dürüst ol, istediğin kadar tahamüllü ol, istediğin kadar cana yakın ol, istediğin kadar bağışlayıcı ol, istediğin kadar mütevazi ol, istediğin kadar vicdanlı ol, istediğin kadar kibar ol, istediğin kadar anlayışlı ol…

Bunun toplumda zerre kadar karşılığı olmaz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s