Batan Titanik : Liderlik Üzerine Bir Hikaye

“Bir buzdağına vurduk.. Hızlı bir şekilde batıyoruz.. Yardımımıza gelin..” Bu kelimeler 1912’de soğuk bir akşamda geldi. Bu sözler 1200 kişinin ölümüne yol açan felaketi anlatıyordu. Gemi, yavaş yavaş suyun içine doğru gömülüyordu. Bu gemi o zaman kadar yapılmış en büyük ve en gelişmiş sistemlere sahip olan gemi değil miydi?

Çoğumuz Titanik üzerine birşeyler okumuş, en en kötü bir filmini izlemişizdir. Burada felakete neden olan buzdağı değildi. Üzerinde düşündüğünüz zaman sorunun buzdağında değil, liderlikte olduğunu anlayabilirsiniz.

Titanik şu anda okyanusun altında duruyor ama gerçek ise halen yeryüzünde. Buradan çıkarabileceğimiz derslerin bundan sonraki hayatımızda bize olumlu şeyler katabilir.

Liderlik Her Zaman Sorumluluk Gerektirir Liderlik kukla olmaktan daha başka birşeydir. Liderlik sadece bir pozisyon, bir ünvan değil, geminin kaptanı olmayı gerektirir. Liderlik sadece güç, ego sahibi olmak ve gurur da  demek değildir, Bunları bir sanat eseri gibi bir araya getirmektir. Liderlik yapanın motive edici, iyi iletişim sahibi, denetleyici, engel koyan değil engelleri kaldıran, eğiten, insanların ufkunu açan ve yeni fırsatlar sunan kişi olması gerekir.

Titanik gezisi Kaptan Smit’h’in emeklilik gezisi olmuştur. O muhtemelen kolay bir yaşam için yola çıkmıştı. Tüm yapması gereken gemiyi New York’a götürmekti. Hiç kimse kendisine yapılan yedi tane buzdağı uyarısına bir önlem almadığını anlayamadı. Sorumluluk hiçbir şekilde delege edilemez. Liderlik, organizasyonun tümü için herşeyi yapmak ve başarısız olmanın yükünü taşıyabilmektir.

Büyük Her Zaman İyi Değildir Bir organizasyon sürekli büyürse esnekliğini kaybeder. Bu tip bir organizasyonda değişikliği yapmak ve gerçekleştirmek çok zor olacaktır, çünkü organizasyonun kendisi hantaldır. Burada herşey bir kurala dönüşür, bürokrasi iş yapmayı engeller. Bugünün iş dünyasında değişikliklere hızlı bir şekilde uyum sağlamak gerekir. Titaniktekiler buzdağını gördüklerinde hareket edebilmeleri ve önlem alabilmeleri için fazla büyüktüler.

Eşitlik Duygusu İyi bir organizasyonda en önemli konulardan biri güvenin sağlanması ve kişiler arasındaki eşitlik duygusunun bozulmamasıdır. Bazen farkında olarak, bazen de olmayarak organizasyonlar kişinin çalışma süresine, durumuna, eğitim düzeyine ve sınıfına göre bir takım seviyelendirmeler yaparlar. Bunun sonucunda da organizasyon içerisinde daha az değerli bir takım kişiler oluşur. Bu tip bir yapılanma işe ve yenilikçiliğe yansığında genellikle olumsuz sonuç verecektir. İnsanları kategorize etmek onların yeteneklerini de sınırlar. Ayrılmış park yerleri, beyaz yakalıların farklı yemek yemeleri, özel ofisler, kimseye sunulmayan haklar, haksız kazançlar.. Bunun olmaması için şirket içerisindeki iletişim kanallarının açık olması ve herkesin aynı yöne kürek çektiğini hisettirmek gerekmektedir. Unutmayın ki bir felakette herkes eşittir.

Değişen Doğrular Titanik’in batması mümkün değildi. İşte bu düşüncedir onun sonunu hazırlayan. Bundan çok emin oldukları için yolcuların ancak yarısını tahliye edecek kadar hazırlıkları vardı. Güven çok iyi birşey olsa da en kötüsüne hazırlık yapmak size felaket anında hayatınızın kurtulmasını sağlayacaktır.

Teknoloji Liderliğin Önüne Geçmemeli Biri der ki “Bilgisayarların bizim yerimize geçmesi tehlike değildir. Asıl tehlike bizlerin bilgisayar gibi davrandığı zaman olacaktır.” Ne kadar doğru. Teknoloji başarısız olduğu zaman liderlik ön plana çıkmalıdır. Kaptan Smith yolculuğa çıkmadan önce “Bu geminin başına birşey gelmesi için herhangi bir koşul göremiyorum” demiştir. Günümüzde pek çok işletme insana değil teknolojiye güven duymaktadır. Eğer ki iyi bir lideriniz yoksa en iyi teknoloji bile sizi bir felaketten kurtaramayacaktır.

Liderlik Eğitime Odaklanır Titanik batmaya başladığı zaman herkes kurtarma filikalarına ulaşmak için birbirini ezdi. Hiçbir şekilde bu şekilde birşey olacağı düşünülmediği için bir hazırlık yapılmamış, indirme halatları kontrol edilmemiş, bir prova yapılmamıştı. Bunun yanında gemi personeli de görevlerini bilmiyordu. Tekneler hatalı yüklenmişti. Herkes sürekli olan yeni beceriler geliştirmeleri, küresel pazarda rekabetçi olabilmek için yeni yetenekler kazanmak için eğitilmelidir.

Liderlik Sadece Yüzeye Bakmaz Büyük tehlikeler genellikle görünmeyen yerlerden gelecektir. Okyanus cam giib olabilir veya çok yumuşak görülebilir. Ancak buzdağının görünmeyen yüzü aşağıdadır. Titanik’in altındaki yırtığı yaratan da işte budur. Geminin altında görevli bulunan mürettebat hasarı ilk önce hisetti. Yukarıda ise bu çok daha az hissediliyordu. Gemiye birşey olduğunu anlayanlar genellikle aşağıda çalışanlar olmuştur, geminin üst kısımlarında bulunanlar ise ufak bir sarsıntı hissetmişlerdir. Bu nedenle aşağıda çalışanların genellikle sorunlara karşı daha gerçekçi yaklaşımları bulunmaktadır. Bu konu üzerine yoğunlaşan organizasyonlar başarılı olurlar. Tabi bunu buzdağına çarpmadan yapmalıdırdır.

Liderlik Ufkun Ötesine Bakmaktır İşletmelerin ömrü günümüzde oldukça kısalmıştır. Bu yarışta yenilikçiliği sağlayan işletmeler ipi göğüsleyeceklerdir. Başarı genellikle bir işletmeyi sorundan uzak tutar. İyi bir kaptan eğilimleri değiştirmek, ihtiyaçları düzenlemeyi fırtınalı havalarda yapmalıdır.

Sonuçta geminin kaptanı “kaptan” olmalıdır. Gemide birden fazla kaptan veya işbilmez kaptanlar olduğunda felaket kaçınılmazdır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s